Ömür...
“HAZAN”la “GÜLSEMA” iki davadır/ “SİNEDKİ CEVHER” derde devadır/ “KRİSTAL KELEBEKLER” bir mevadır/ "MEDENİYET MİMARLARI" nevadır/ "GÜL Ü HEZÂR" dilden dile livadır/ Hayatı altıya böldük efendim

MEMLEKETİM

Trabzon’a

Diyar diyar yurdumun Türkçesine vurgunum

Gönülleri okşayan lehçesine vurgunum

Dört mevsim kaybolmayan yeşiline, moruna,

Rengârenk çiçek dolu, bahçesine vurgunum

.

Manastırı, müzesi, çeşmesi, kalesine

Hanına, hamamına, konağı, yalısına

İlmek ilmek işlenen kilimi, halısına

Dağına, yaylasına, yücesine vurgunum

.

Evlerin bitişiği güzel mereklerine

Merekleri dolduran tahta küleklerine

Bağını, tarlasını bölen evleklerine

Ormanında gürgenin devcesine vurgunum

.

Ağası, marabası, gelini, uşağına

Heybesiyle çorabı, kaytanı, kuşağına

Asabisi bir yana, huyu yumuşağına

Nasılında değilim, nicesine vurgunum

.

Sultanmurat, Kadırga yaylaların kralı

Çimenlere yayılır yavrusuyla maralı

Tatlı tatlı çekişir esmeriyle kumralı

Gece öten baykuşun pençesine vurgunum

.

Askere gidenlerin tutuşur alevleri

En kutsal vazifedir vatani görevleri

Al bayrakla süslenir hacıların evleri

Avuçlarda duanın hecesine vurgunum

.

Kıymalı pidesine, lahana sarmasına,

Hamsiköy sütlacına, yağlı muhlamasına

Mısırın çorbasına, turşu kavurmasına

Şimşirden kaşığına kepçesine vurgunum

.

Akçabat köftesine, ısırgan çorbasına

Hamsili pilavına, Trabzon kebabına

Cefakâr annesine, asabi babasına

Delikanlı gencinin mertçesine vurgunum

.

yemeyen bilmez sofraların tadını

Laz böreği dünyaya taşır yurdun adını

Erkekleri mert olur, çilekeştir kadını

Korkağı, cesuruna, ercesine vurgunum

.

Alabalık her mevsim süsler sofralarını

Tereyağı olmazsa sen gör tafralarını

Balıkların tuzağı ağın safralarını

Pazarında tezgâha, akçesine vurgunum

.

Hamayil gümüşüne, muskanın zincirine

Armuduyla kirazı, üzümü, incirine

Çarığın yollardaki düşmanı mıcırına

Cızlavitin rengine, gökçesine vurgunum

.

Peştemalın, fistanın, keşanın allısına

Gerdandaki beşliye, çömberin dallısına

Entarinin rengine, mintanın ballısına

Yaşmağın püskülüne, peçesine vurgunum

.

Atkı ile kapanır tepeluğun süsleri

Kontra ile duyulur topuğunun sesleri

Tepesinde duvaktır Zigana’nın sisleri

Bayırına, düzüne, dikçesine vurgunum

.

Başımızda tacımız sarık ile fesimiz

Evlerimizde patik, ayaklarda mesimiz

Belde bıçak, tapanca, köşe bucak sesimiz

Servi ağacındaki serçesine vurgunum

.

Yaz ve kış giysisidir mintan altı gömleği

Gece bile sırtında ağavari yeleği

Mücevher gibi parlar yeleğinde kösteği

Kanaviçapantulun keçesine vurgunum

.

Çarşaf ile örtünen etekluk ana esvap

Soğuk kış günlerinin sobasıdır yün çorab

Küpenin görünmesi simalardaki hicap

Parmaktaki yüzüğün külçesine vurgunum

.

Kukuladır bildin mi Başluğun diğer adı

Fasulye turşusunun damaklardaki tadı

Beyaz gelinlik giymek her genç kızın muradı

Nalımın ahşabına, ökçesine vurgunum

.

Görücü usulüyle evlilik kurar eşler

Yemek için yakılır düğün günü ateşler

Gelin almak çok zordur, kapı keser kardeşler

Damada yoldaş olan zevcesine vurgunum

.

El ele tutuşulup başlar horon havası

Horon Karadeniz’de yüzyılların davası

Faroz’lu balıkçının Kolbastıdır devası

Kavalı, tulumu, kemençesine vurgunum.

.

Ocağın on üçüne, mayısın yedisine

İneği, öküzüne, köpeği, kedisine

Sabahı, kuşluğuna, öğlen, ikindisine

Akşamı, yatsısına, gecesine vurgunum

.

Saymakla biter mi hiç o güzelim memleket

Erkeğinde asalet, kadınında zarafet

Her kişi becerikli on parmakta marifet

Köşe bucak iline, ilçesine vurgunum

Share

Şunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir