Ömür...
“HAZAN”la “GÜLSEMA” iki davadır/ “SİNEDKİ CEVHER” derde devadır/ “KRİSTAL KELEBEKLER” bir mevadır/ "MEDENİYET MİMARLARI" nevadır/ "GÜL Ü HEZÂR" dilden dile livadır/ Hayatı altıya böldük efendim

GECELER

Geceler sonsuza uzanan feryat

Pamuktan kafes ki zindanlara eş

Umutlar sabaha, yakın mı? Heyhat

Uyku adi hırsız, rüyaysa kalleş

.

Yastık beynime uzanan hançer

Yorgan kollarımda bir çift kelepçe

Karanlıklar gece yolumu biçer

Derman bile o an bana işkence

.

Her an çalınacak kapımın zili

Odama girecek korkulu cellat

Kayıtlar düşülmüş ferman yazılı

Mümkünse kâbusu üstünden gel at

.

Haykırsam gökleri inleten sesle

Haykırsam da boğsam karanlıkları

Geceler geçiyor acıyla ye’sle

Ne olur bahşedin aydınlıkları

.

Kim bilir bu çile ne kadar sürer

Belki sabaha dek belki yıllarca

Beynime işliyor acılar yer yer

Sırtımda dünyanın yükü tonlarca

.

Korkular bitmiyor gece boyunca

Dikenli yatakta kıvranmaktayım

Sabah gözlerime güneş doğunca

Birazcık huzura kavuşmaktayım.

.

Huzur buysa eğer al sizin olsun

Bana mahşere dek bir ilaç gerek

Çaresiz ellerim saçımı yolsun

Nefsimi dövecek bir kırbaç gerek

.

Kırbaç ki ondadır benim dermanım

Kırbaç ki vurdukça gönül dirilsin

Sonsuza açılsın kara afakım

Hançerler, demirler bir bir kırılsın.

.

Nedir bu medcezir gözyaşlarımda

Küçücük odamda bu fırtına ne

Hasretin izleri şakaklarımda

Ya Rab, çekiver al beni gölgene.

Share

Şunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir